Gezi Yerleri
1) AŞIKLAR ŞELALESİ
İzmir’in en sevilen tatil noktalarından biri Dikili. Aşıklar Şelalesi ise bu güzel beldede kesinlikle uğramanız gereken bir nokta.
Dikili'ye geldiğinizde mutlaka Aşıklar Şelalesine uğrayın deriz.
Aşıklar Şelalesi’nde muhteşem doğa yürüyüşü
Dikili Aşıklar Şelale’sinde birkaç tane şelale bulunuyor. Bir tanesi girişte merdivenlerden indiğinizde kolayca görebileceğiniz bir yerde. Tepeden ince bir su akıyor. Ancak asıl şelale öyle ‘hadi gidip görelim’ deyip de birkaç adım attıktan sonra hemen göreceğiniz bir yerde değil baştan söyleyelim. Güzelliğini herkeslere göstermeyen, ağaçların arasında bulunan bu şelale için 30 – 40 dakika kadar ormanın içinden yürümeniz gerekiyor.
Bu tabii ki harika bir deneyim. İncecik patika bir yoldan hoplaya zıplaya ilerliyorsunuz, mis gibi oksijeni ciğerlerinize çekiyorsunuz. Yolda sizi yönlendiren ve kaybolmamanız için yol gösterecek olan bir-iki ahşap tabela var ancak sanırım rüzgarda düşer kaybolur korkusu ile daha çok ağaçların üzerine sprey boya ile yol gösteren işaretler çizilmiş. Yönlendirmelere uyarsanız kaybolmadan ödülünüze ulaşabilirsiniz.
Aşıklar Şelalesi yolu üstünde Ağlayan Mağara isimli bir mağara var, biz oraya giremedik ancak tesis içerisinde bulunan işletmenin sahibinin söylediğine göre içi su dolu, girişi oldukça dar ve mağaranın içi çok karanlıkmış. Eğer girmeyi düşünürseniz baya bir hazırlıklı olmanız gerekecek. Elinize fener almadan buraya falan buraya girmeye çalışmayın. Hele bu tarz tecrübeleriniz yoksa hiç yeltenmeyin bile. Yine de mağaranın içerisinde bulunan sarkıtların görülmeye değer olduğunu ballandıra ballandıra anlattılar bize. Ayrıca mağaranın içinden tıpkı insan ağlamasına benzeyen su damlacıklarının sesini de dinleyebiliyormuşsunuz. Adı da buradan geliyor zaten.
Aşıklar Şelalesi’ne giden yolun sonunda havuz görünümlü tertemiz bir su birikintisi sizi bekliyor olacak. Bu şelalenin adı Sümeyra Şelalesi. Su çok temiz ve tüm gün güneş aldığı için ılık. Yüzme bilenler için oldukça ideal. Suyun girişinde bulunan kayalıklara basarsanız derinlik belinizin hizasında ama orta kısımlar çok derin, dibi görünmüyor. Bu nedenle o kısımlar biraz ürkütücü. Ama sıcağın altında onca yolu yürüdükten sonra şelalenin dibinde oluşan havuza girmek apayrı bir deneyim. Bu kesinlikle aklınızda kalacak ve hatıralarınızda çok güzel izler bırakacak.
Aşıklar Şelalesi’nin hikayesi
Her şelalede olduğu gibi buranın da bir hikayesi var elbette ve adında da anlaşıldığı gibi bu bir aşk hikayesi. Rivayete göre padişahın güzeller güzeli kızı Sümeyra ve civardaki köylerden birinde yaşayan Yörük Ali birbirlerine deli gibi aşık olurlar. Ancak padişah kızını bir ölümlüye vermek istemediği için onların aşkına asla rıza göstermez. Çaresiz kalan iki aşık Nebiler Köyü’ndeki çınar ağacını altında gizlice buluşup, birbirlerine sarılıp ağlarlar. Bunu duyan padişah aşıkların peşine düşer amacı ise Yörük Ali’yi öldürmektir. Padişah tam onları yakalayacakken çınar ağacı yarılır ve aşıkları içine alır. Bu mucize karşısında Peri Padişahı insafa gelir ancak Sümeyra ve Ali, ağacın içinde aşklarının sonsuza dek sürmesi için çoktan dua etmiştir. Tanrı da onları şelaleye çevirir. Kızını sonsuza dek kaybeden Peri Padişahı biraz yukarıdaki mağara çekilir ve sürekli gözyaşı döker. Sesleri duyan insanlar, mağaraya da Ağlayan Mağara adını verir.
Aşıklar Şelalesi, Polina Apart'tan Dikili yönüne giderken otobanda 1KM uzaklıktadır.
2) ALTINOVA [ALTIN KUM ADALARI]
Dünya'da nadir bulunan kum adalarından biridir.
Adanın ismindende anladığınız gibi rengi Altındır.
Kıyıya mesafesi 450 metredir.
Köprüden yaya olarak Ada'ya geçebilirsiniz.
Ailenizle ıssız ada tatili yapabilirsiniz.
Eski adı Ayazmend olan Altınova’yı 1934’de ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk ovada uçsuz bucaksız sapsarı buğday başaklarını görünce “buranın ismi Altınova olmalı” demiş ve o günden sonra ismi değişmiştir.
ALTINOVA'DA NELER YAPILIR?
Altınova ‘yı ziyaret etmenizin en önemli nedeni kafa dinlemek ve herşeyden uzaklaşmak olmalı. . Bunun dışında aşağıdaki madddelere gözatabilirsiniz.
- Sahilde bulunan tostçularda Ayvalık Tostu yemeden dönmek olmaz. Özellikle Burcu Büfe’yi öneriyorum.
- Kasabayı ziyaret ettiğinizde Tarihi Ege Lokantası’na mutlaka uğrayın. Yemek saatleri dışında yiyecek çok az şey kalıyor malesef ama yemek saatine denk getirirseniz harika yemekler yiyebilirsiniz. Farklı tarifler yok, genelde ev yemekleri var ve oldukça da lezzetli.
- Yine kasabada eski Rum evlerini görebilirsiniz, fotoğraf merakınız varsa oldukça güzel zaman geçirebilirsiniz.
- Sahil tarafındaki Tesadüf Balık Evi ‘ne uğrayın. Balıkçıların işlettiği bu teknede günlük taze balıkları yiyebiliyorsunuz. Mekanda alkol satışı yok ama kendi içkinizi alıp gidebiliyorsunuz. Ona göre bardak , buz vs.. veriyorlar. Bu şekilde de oldukça hesaplı oluyor.
- Balık olarak Ayvalık bölgesine has Sardalya yavrusu Papalina’yı tercih etmenizi öneririm. Bahsettiğim mekanda tavasını gayet lezzetli yapıyorlar.
- Sahil tarafında denize bakan birkaç kafe var. Buralarda gün batımına karşı akşam kahvesinin tadına doyum olmuyor.
- Arka tarafında bulunan Aktepe’ye çıkıp hem gün batımını, hem de gün doğumunu izlemeyi yapılacak aktiviteler arasına koymanız iyi olur. Kamp kurduğunuz yerde de günün doğuşunu büyük bir keyifle seyredebilirsiniz.
- Madra çayı’nın denize döküldüğü yerde oluşan koyda kamp yapmak mümkün.
- Altınova’ya 10 km uzaklığındaki Aşıklar Şelalesi’ni de mutlaka ziyaret edin. Özellikle sonbahar aylarında harika oluyor. Yaz döneminde önermiyorum, aşırı kalabalık olduğundan pek zevk alınmıyor malesef. Ayrıca şelalenin üst kısmına çıkıp küçük göletlere girebilirsiniz. Çok zevkli oluyor.
Kısaca kafa dinlemek, kumsalın ve denizin tadını çıkarmak için, özellikle Sonbahar aylarında tavsiye ettiğim bir lokasyon. Nem olmadığı için yazın ne kadar sıcak olursa olsun rahatsız olmuyorsunuz. Havası da, ova olması nedeni ile çok temiz ve oksijen oranı oldukça yüksek. Balık tutmayı seviyorsanız olta takımınızı yanınıza almanızı öneririrm.
Keyifli geziler…
3) ALDER AQUAPARK
ALDER AQUAPARK
Körfezin ve İzmir’in en gözde su eğlence merkezi olan Alder Aquapark, sizlere unutamayacağınız ıslak bir gün ve gün boyunca sınırsız bir eğlence ve heyecan dolu aktiviteler sunmaktadır. Eğlencenin ve heyecanın merkezi Alder Aquapark Dikili merkezde yer almaktadır.
AQUAPARKIMIZDA
Adrenalin ve Eğlencenin güneş ile birleştiği Alder Aquaparkta 1 Yamaç, 1 Kapalı, 1 Turnedo, 1 Kamikaze, 2 Büyük Kaydırak yer almaktadır. Minder alanına kendinizi bırakıp tembelliğin tadını çıkarabileceğiniz gibi isterseniz Aqua Barımızda kendinize ve dostlarınıza zaman ayırabilirsiniz
AQUA BABY
Tabiî ki biz küçük dostlarımızı da unutmadık, Onlar için özel olarak hazırlanmış havuzumuzda batık korsan gemileri, yunuslar, yaş gruplarına uygun kaydıraklar, sevdikleri çizgi kahramanların yardımıyla duş alma imkânları, özel güneşlenme alanları sadece onları beklemektedir.

Bergama Gezilecek Yerler
Pergamon Krallığına uzun yıllar boyunca ev sahipliği yapan Bergama içerisinde çok sayıda tarihi yapı ve eser barındırmaktadır. Bergama doğal güzelliği ve tarihi eserleri ile her yıl çok sayıda yabancı ve yerli turist almaktadır. Bergama’da gezilecek tarihi ve doğal güzellikler şunlardır:
Pergamon Antik Kent
Uzun yıllar boyunca Pergamon Krallığının başkenti olan Bergama ilçesinde bulunan antik kent tarihi açıdan çok büyük öneme sahiptir.
Bergama Antik kenti olarak da adlandırılan bu kent çok sayıda yerli ve yabancı turist almaktadır. Yüksek bir tepede bulunan bu antik kente teleferik ile çıkılmaktadır. Antik kente vardığınızda kentin merkezini oluşturan etrafı surlarla kaplı içinde saray, önemli yapı ve tapınakların bulunduğu akrapol bölümü sizi karşılayacaktır. Bu antik kentte; Bergama krallarının sarayları, tiyatro, kütüphane, gymnasion, tapınaklar ve agora gibi yapıtların kalıntıları bulunmaktadır.
Dünyanın en dik tiyatrosuna sahip bu antik kent aynı zamanda görkemli Traian Tapınağına da sahiptir. Bu antik kentte günümüzde kalıntıları bulunan Bergama’nın en eski tapınağı olan Athena Tapınağı bulunmaktadır.
Akropol bölümünde bulunan saraylar, depolar, su yolları ve çarşı yeri olan agora harika bir görünüm oluşturuyor. Panaromik bir görünüme sahip bu antik kentte tarihe yolculuk yapacak ve muhteşem tarih kalıntılara şahit olacaksınız.

Kızıl Avlu olarak da anılan Serapis Tapınağı Bergama merkezde bulunmaktadır. Roma Dönemine ait olan Serapis Tapınağı; döneminin en yüksek tuğla yapısı olarak oldukça dikkat çekicidir.
Serapis Tapınağı tarihi ve mimari güzelliği dışında en önemli özelliği İncil’de geçen 7 kiliseden biri olmasıdır. Bu tarihin derinliklerinden gelen ihtişamlı yapının giriş ücreti 5 tl, müze kartı olanlara ise ücretsiz.
Kızıl Avlu içinde kilise, silindirik kuleler, yuvarlak kule ve ana yapıdan oluşmaktadır. Dış ve iç mimarisi süslemeleri ile büyüleyici bir güzelliğe sahip bu tapınak yerli ve yabancı çok sayıda turist almaktadır. Tarih severlere buraya gitmenizi Romanın ihtişamlı mimarisine şahit olmanızı tavsiye ederim.
Bergama Müzesi:
Bergama ilçesinin merkezinde bulunmaktadır. Çeşitli çalışmalar sonucunda elde edilen arkeolojik eserler sergilenmektedir. Genellikle Pergamon Antik Kenti kazı çalışmalarında elde edilen buluntular sergilenen bu müzenin arkeolojik bölümünde erken Tunç döneminden Bizans Dönemine kadar çok sayıda eser bulunmaktadır. Etnografya bölümünde ise yöreye özgü halı ve kilim dokumaları çeşitli el sanatları sergilenmektedir.
Ayrıca diğer yörelere özgü el sanatları da sergilenmektedir. Müzenin bahçesinde ise kabartmalar, yazıtlar ve heykeller tarihine göre sıralanmış durumda sergilenmektedir. Bergama kültürüne ve tarihine şahitlik etmek istiyorsanız bu müzeyi gezmenizi tavsiye ederim.
Kleopatra Güzellik Ilıcası Tesisi: Tarihi yapıları dışında doğal güzellikleri ile de ünlü olan Bergama’da ılıca da bulunmaktadır. Bergama Belediyesi tarafından dinlenme tesisi kurulan ılıca sağlıklı bir tatil için tercih edebilirsiniz. Bu ılıca tesisinde; restoran, kafe, aquapark ve piknik alanı bulunmaktadır.
Kozak Yaylası: Bergama merkezine 20 km uzaklıktadır. Bergama ilçesinin sınırları içerisinde yer Kozak Yaylası dünyanın en kaliteli çam fıstıklarının üretildiği yerdir. Kozak yaylası etrafında çok sayıda köy bulunmaktadır. Temiz havası ve yeşil tabiatı ile büyüleyici bir güzelliğe sahip olan Kozak Yaylası görülmesi gereken tabiat harikasıdır. Bu alanda doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. Ayrıca çevre köylerine de gidebilirsiniz.
Antik kentler ile dolu Bergama’da harika bir tarihi gezi yapabilirsiniz. Bergama halkı tarafından yapılan çeşitli güzellikte olan dokuma halı ve kilimleri görmenizi tavsiye ederim.




































Şeytan Sofrası’nın en büyük özelliği tabii ki gün batımını buradan izlemenin insanda yarattığı harika duygular. Hatta bize göre Türkiye’de gün batımının en güzel izlendiği yerlerden biri burası. Gökyüzü alaca kırmızı bir renge bürünüyor akşam olurken, denize kızıl gölgeler düşüyor. Bizce burada güneş batmıyor, burada güneş denizle cilveleşiyor adeta. En sonunda güneşin güzelliğine dayanamayan deniz onu göğsüne saklıyor.

Şeytan Sofrası’nın Efsanesi
Dünyanın başka yerlerinde de böyle mi bilmiyoruz ama bizde her güzel yerin mutlaka bir efsanesi olur. Çünkü böyle şeylerin ancak hikayelerde ortaya çıkabileceğini düşünürüz. Elbette Şeytan Sofrası’nın da ilginç bir hikayesi var.
Rivayete göre, 1500’lü yıllarda Osmanlı Devleti egemenliğinde bulunan Ayvalık, Rumların yaşadığı bir bölgeymiş. Bölgede yaşayan Rumlardan biri olan Penelope isimli bir adam, kiliseye karşı gelmiş ve cezalandırılmış. Kilise tarafından Şeytan diye nitelendirilip, kovulan Penelope gidecek yer bulamayınca bugün Şeytan Sofrası olarak adlandırılan tepeye yerleşmiş. Tek başına uzun yıllar boyu bu tepede yaşamış.
Tepenin en uç kısmında da demir parmaklıklar ile çevrili dev bir ayak izi bulunuyor. Söylenenlere göre bu ayak izini Şeytan kaçarken bırakmış. İşte Şeytan Sofrası’nın efsanesi bu şekilde, inanıp inanmamak size kalmış.